Bu Blogda Ara

18 Şubat 2016 Perşembe

Belçika, Brugge, Brüksel ile ilgili Merak Ettiğiniz Herşey

             Bu benim Avrupa'ya ilk seyahatimdi. Ayrıca Çin'den sonra da baya iyi gelecekti. Bu nedenle olabildiğince gözlem yapmaya çalıştım ve anılarımı paylaşma kararı aldım.

             Belçika'nın başkenti olan Brüksel gerçekten büyük ve güzel bir şehir. Şehirde iki adet hava limanı var, bu nedenle hangi alana ineceğinizi, gideceğiniz yerin yakınlığına göre iyi belirlemelisiniz. Hani haberlerde sık sık duyarsınız ya "Avrupa Birliği Brüksel Zirvesi Toplandı" vs gibi söylemler, işte bu toplantılar buradaki parlamento binasında yapılıyor.


               Kendi dilinde Bruxelles ya da Brussel olarak yazılıyor. Hava alanında 1 saat kullanabileceğiniz internetiniz mevcut. Ama belirtmekte fayda var, hava alanı girişlerinde oldukça trafik oluyor. Brussels Airport şehir merkezine yakın olan hava alanı, diğer hava alanı Brussels South Chaleroi Airport ise şehrin daha güneyinde kalıyor. Şehirde ve Avrupa'nın çoğunda demiryolu ulaşımı çok yaygın ve rahat. Otel fiyatları da öyle ahım şahım fiyatlar değil, kalabileceğiniz güzel otelleri, neredeyse İstanbul'daki otel fiyatları civarında bulabilirsiniz.

               Bruksel şehrinin merkezini, Waterloo'yu ve en çok merak edilen Brugge şehrini dolaşma fırsatı buldum. Sonda zaten çokça fotoğraf paylaşacağım ancak şehir ile ilgili bazı önemli ve ilginç ayrıntılara değinmeye çalışayım.

               Belki biliyorsunuzdur, Belçika'nın çikolataları meşhurdur. Bu nedenle şehrin hemen her yerinde her tülü çikolatayı bulabilir ve tadabilirsiniz. Çikolatalar kelimelerle anlatılamayacak kadar leziz ve ilgi çekici görünmekteler... Merak edeceğiniz ve görmek isteyeceğiniz bazı yerleri sıralayalım.

1- Grand Palace , burası şehrin en önemli ve en büyük meydanı, çoğunlukla kalabalık ve hareketlidir. 

2- Manneken Pis (işeyen çocuk heykeli), burası Brükselin simgelerinden biri, rivayete bazı önemli günlerde buradan bira aktığı söylenir. 

3- Parlamento Binası , sürekli haberlerde gördüğünüz bu yeri yakından görüp bir kaç fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz. 

4- Şehrin ortasındaki Dönme Dolap, evet şehrin ortasında kocaman bir dönme dolap var, ben gittiğimde aktif değildi, ancak görülmeye değer.

5- Katedraller, şehrin birçok yerinde katedral mevcut, binaların tarihi dokusu farklı izlenimler uyandırıyor, tavsiye ederim.

            Brugge şehri daha turistik bir yer. UNESCO dünya mirası listesinde yer almaktadır. Birçok hediyelik eşya ve tabi çikolata dükkanı görmek mümkün. Yapıların tarihi ve mistik görüntüsü burada da hakim. Burada da görmek isteyebileceğiniz yerler; 

1- Aziz Salvador Katedrali, burada da gene aynı mimari ve değişik tarzda katedraller mevcur

2- Belfry Kulesi , 

3- Büyük Meydan,

4- Dijver Nehri ve Kanalları

5- Gruuthuse Hof 

İşte Brüksel ve Brugge gezimizin sonui şimdi burada çektiğimiz fotoğraflar... 

Merakınız bitmesin































17 Şubat 2016 Çarşamba

Elektronik Mühendisliği İş İmkanları

                  Mühendis olduk, şimdi sıra geldi iş bulmaya. Bu konuyla ilgili merak ettikleriniz için bu yazı tam size göre. Daha önce Elektronik Mühendisliği ile ilgili yazımız için buraya bakabilirsiniz.

                  İş bulmanın ve kariyer basamaklarını hızlıca çıkmanın en önemli gereklerinden biri şüphesiz üniversite hayatı boyunca kendini geliştirmek ve bu gelişmeyi sürekli hale getirerek, sürekli gelişim felsefesi ile uğraşmaya devam etmektir. Eğer sevdiğiniz iş yapıyorsanız sürekli gelişim için vereceğiniz emek size eza olarak görünmeyecek ve gelişirken mutlu olabileceksiniz. Konuyla ilgili de bir yazı Nasıl bir meslek adında yazmıştık.

                 Üniversite eğitiminin ardından, ister askerliğinizi hemen yapın,  ister askerliğinizi sonra yapın bu sizin için bir avantaj ya da dezavantaj oluşturmayacak. Her tercihin kendine göre avantajları dezavantajları var. Şimdi iş bulmak için gerekenleri, maddeler halinde yazalım.

1- Üniversitede kendinizi geliştirin. Bunun için gerekirse kurslara, ilgi alanınıza göre seminerlere, toplantılara, öğrenci kulüplerine katılın, aktif görev alın. Tabi en önemlisi ders derste öğrenilir. Ders zamanlarınızı asla kaçırmayın, "notları arkadaşımdan alırım, zaten hoca kolay soruyor, zaten aynı konular" vs size büyük kayıplar verir. Ancak üniversiteyi illaki yüksek notlarla bitirmeniz gerekmiyor. Ortalama ve ortalamanın üzerinde bir not ile mezun olun, kendinizi geliştirin gerisi zaten kendiliğinden geliyor.

2- En kolay ve garantili iş bulma bir tanıdık veya eş dost aracılığıyla bulunandır. Ancak buradaki önemli noktada, her tanıdığınızın önerdiği yerde çalışamazsınız. İlgi alanınıza gelişiminize katkı sağlayacak işler tercih etmelisiniz.

3- Güzel bir CV hazırlamak şart tabiki. "Yeni mezunum CV'me ne yazabilirim" diye düşünmeyin. Herkes ilk iş hayatına başladığında yeni mezun olarak başlıyor. Sizin CV'nizde önemli noktalar, üniversite hayatında ya da kişisel hayatınızda gerçekleştirdikleriniz faaliyetler, ilgi alanlarınız, başarılarınız, referanslarınız (hocalarınız olabilir, onların da görüşünü alarak), üyeliklerinizdir. Bu bağlamda gerekli olabilicek herşeyi yazabilirsiniz, ancak CV'nizi tamamen boş şeyler doldurmak gereksizdir. Konular odaklı olmalı, hedefe yönelik olmalıdır. Elektronik Mühendisiyseniz, mesela hobi elektroniği ile uğraşıyorsanız, ilgi alanlarınıza bunu yazmanız avantaj sağlayacaktır. Ya da EMO'ya üyeyseniz bu size bir katkı sağlayabilir, yoksa Trabzonspor klubüne üye olmanız değil. Aldığınız kurs vs mutlaka fayda sağlayacaktır.

4- İnternet geliştikçe, iş bulma imkanları da bir o kadar artıyor. Artık bir mail ya da üyelik ile binlerce işverene ve tabi sizin ilgilendiğiniz işler hakkında başvuru yapabiliyorsunuz. Bu konuda size katkı sağlayacak bir kaç tane siteden bahsedeceğim. Ne kadar çok iş başvurusu yaparsanız, ne kadar çok şirketle görüşürseniz işe alınma olasılığınız o kadar artacaktır. Bu sitelerden bazıları, yeni bir iş, secret cv, kariyer net, eleman net, CV yolla vs. Bunların dışında linkedin size bazı olanaklar sunacaktır ayrıca işkur da devlet aracılığıyla iş bulmak için faydalanabileceğiniz bir kurum.

5- Başvurularınız yaptınız, artık görüşmelere davet ediliyorsunuz, bu konu hakkında bir paylaşım yapacağız ancak kısaca değinmek gerekirse... Öncelikle Hangi firmadan, hangi pozisyon için, ne zaman, kiminle görüşeceğiniz konularını çok iyi anlamalısınız. Çoğu heyecandan, bu bilgileri birbirine karıştırır ve muhtemelen iş fırsatından olmuş olur. Ayrıca telefonda da sakin ve anlaşılır konuşmanız ilk izlenim olarak faydalı olacaktır. Telefon görüşmelerinizin hepsini görüşme sonrası kaydedin. Belki öyle bir zaman gelecek ki, bir çok iş görüşmesi için ayrı anda görüşmeye çağrılacaksınız. Ayrıca o zamanın size uygun olup olmadığını da takip edebilirsiniz.

6-  Görüşmeye gitmeden önce mutlaka iş mülakatında dikkat edilecek hususlar konusunu tekrar tekrar gözden geçirin. Bunu en başlarda sıkça yapmanız gerekecek. Umarım bunu iyice anlamak için çok fazla iş görüşmesi yapmanız gerekmeden iş bulursunuz ancak en başta çok dikkatli olmazsanız, muhtemele iş fırsatlarını kaçırabilirsiniz.

7- Görüşmeye giderken kıyafetiniz, işe alınıp alınmaması olasılığınızı çok etkileyen bir etken.  Düzgün, temiz, mümkünse takım elbise ile gitmeli, güler yüzlü, firma ile ilgili araştırmalarınız yapmış, beklentilerinizi belirlemiş bir vaziyette gitmeni önemlidir.

Bu anlatılanlara daha başka şeyler de eklemek mümkün, ancak en önemli olanları bunlar diyebiliriz. Bu noktadan sonra hangi alanlarda hangi işler yapabileceğinizden bahsedeceğiz.

Aslında Elektronik Mühendisliği'nde çalışabileceğiniz çok fazla alan var, biz bunlardan bazılarını ele alacağız. GSM sektöründe kolaylıkla kendinize yer edinebilirsiniz. Telekomünikasyon sektörü çok bariz şekilde iş imkanlarına sahip. Otomotiv sektöründe de ozellikle elektronik malzeme ureten firmalarda yer edinebilirsiniz. Savunma Sanayiinde de elektronik muhendisine oldukca ihtiyac bulunmaktadir. Keza devlet kurumlarina da basvuruda bulunabilirsiniz. Teknoloji marketlerinde de degisik is imkanlari var. Elektronik komponent uretim ya da satisi yapan firmalar da is imkani saglamaktadir. GSM sektorunde tasarim nuhendisi olarak is bulabilirsiniz. Gerek saha gerekse bina ici kapsamada anten planlamasi yapabilirsiniz. Ayrica sahalarin aktivasyonu ve diger yazilim alanlarinda da is imkanlari var. Telekomunikasyon sektorunde, haberlesme muhendisi olarak is bulmaniz mumkun. Internet servis saglayici firmalarda da is imkanlari var.

Simdilik anlatacaklarimuz bunlar, daha ayrintili konu ve sorulariniz icin yazabilirsiniz.

Merakiniz eksilmesin...


16 Şubat 2016 Salı

İstanbul Üniversitesi Nasıl Bir Üniversite (Mühendislik Fakültesi)

        İstanbul Üniversitesi bildiğiniz gibi Türkiye'nin en eski üniversitesi. 1933 yılında Türkiye'nin ilk üniversitesi olarak öğretime açılmıştır. Ayrıca Osmanlı Devleti'nda Avrupa tarzı modern bir öğretim kurumu olarak 1900'de açılan Darülfünun-i Şahane'nin devamıdır. Bu bakımlardan en köklü, üniversitedir. Ayrıca 2011'de de "Dünyadaki en iyi 500 Üniversite" sıralamasında Türkiye'den sadece İstanbul Üniversitesi girebilmiştir.

       İstanbul Üniversitesi'ni genel olarak tanıyıp, biraz tarihinden bahsettikten sonra Avcılar kampüsünden ve Mühendislik Fakültesi'nden bahsedebiliriz. Avcılar ilçesi belki biliyorsunuzdur, deniz ve Küçükçekmece Gölü'nün arasında bulunur. İşte İstanbul Üniversitesi'nin Avcılar Kampusu de Küçük Çekmece gölü kıyısındadır. Göl ile Kampus arasında sadece çamlık alan bulunmaktadır. Gerçekten yerleşim olarak, doğa ve doğal güzellik olarak tarif edilemeyecek kadar güzeldir.

        Ulaşım ise eskiye nazaran daha da kolay. Eskiden dolmuş ya da Belediye otobüsüyle giderken, üstüne de trafik cabası, şimdilerde Metrobus ile kampus girişine kadar rahatça ulaşılabilmektedir. Buradaki tek sıkıntı Metrobüsün birazcık kalabalık olması :)

           Kampüs, İstanbul Üniversitesi'nin en büyük yerleşkesi konumunda olup,  D100 (yani E-5 ) karayolunun kenarında kurulmuştur. Burada Mühendislik Fakultesi'nin yanısıra İşletme ve Veterinerlik Fakulteleri de bulunmaktadır. Kampus geniş bir alanda kurulu ve Menza da denilen Külyüt merkezinden, Göl Tesislerine, Misafirhaneden, Spor Salonuna ve yurtlara kadar birçok tesis bulunmaktadır. 
           Mühendislik Fakultesi'nde verilen eğitim gerçekten zorlayıcı ve bir o kadar da öğreticidir. Yani bu üniversiteyi kazanırsanız, her şey daha yeni başlıyor, okulu bitirebilmek için kazanmak içi çalıştığınızdan çok daha fazla çalışmalısınız. Öyle ki Elektrik-Elektronik Mühendisliğini 7 yılda zor bitirenler var. Ancak bunlar azminizi kırmasın, burayı kazanabilmişseniz bitirebilecek yetenek de vardır demektir. Ancak derslerinize olabildiğince yoğunlaşmalı, gençliğin verdiği enerjiyi tamamen başka alanlara yöneltmeden olabildiğince derslerine yoğunlaştırmalısınız. 

          Elektrik-Elektronik Mühendisliği demişken, ben de bu bölümden mezun oldum. Çok kolay bir şekilde bitirdim demeyeceğim, ancak müthiş zorlandım da diyemem. Her şey aslında istemek ve dersi derste anlamakla ilgili . 
          Fakültede anfi ve labaratuvarlar yeterince bulunmaktadır. Elektronik Mühendisliği'ndeki  bazı derslerden bahsedecek olursak, Devre Teorisi, Sayısal Analiz, Matematik 1,2,3, Elektroni Devreler, Elektromanyetik, Lineer Cebir, Sinyaller ve Sistemler, Elektrik Ölçme, Kontrol Sistemleri, Mikroişlemciler, İletişim Kuramı vs. 
         İstanbul Üniversitesi'nin Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü özellikle Matlab programlama konusunda oldukça iyi ve kaliteli bir eğitim sunmakta, bu alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere imkanlar sağlamaktadır. Laboratuar eğitimlerinde de pratik eğitime oldukça önem verilerek gerek ödevlerle, gerekse laboratuar çalışmalarıyla desteklenmektedir. 
           Şimdilik bu kadar, başka merak ettiğiniz konular için yazabilir, iletişime geçebilirsiniz.
           Merakını bitmesin. NKARAOĞLAN


Nasıl Bir Meslek Seçmeli

              Hepimiz hayatta bir yere gelmek, amaçlarımızı gerçekleştirmek için okuyor, sınavlara giriyor, bir meslek ediniyor gene çalışıyoruz. Bu noktada aslında şöyle bir soru zaman zaman hepimizin aklını kurcalıyor, "Çalışmak için mi yaşıyoruz, yaşamak için mi çalışıyoruz?...

               Evet, bence de çok kritik bir soru, hepimiz, yaşamak için çalışıyoruz deyip ardından bir sürü bahane üreteceğiz, ancak aslında çalışırken hayatı ıskalıyoruz. Yaşamak amacımız ama ona bile ulaşamıyoruz. Çalışmaktan, yaşamaya zaman ayırabiliyor muyuz? Yaşamak için çalışıyoruz ama hiç yaşamamış gibi hayatı terk ediyoruz.

                Ne yazacaktık, konu nereye geldi demeyin, şimdi oraya da geleceğiz, sadece bir gerçeğe dikkatinizi çekerek başlamak istedim. Konunun ana fikri de buradan çıkıyor zaten. Hayatta yaşamak istediğiniz şeyler için, çok çalışıp para kazanıp ona ulaşmaya çalışmayın, hayatta yapmak istediğiniz şeyleri yaparak para kazanmaya çalışın -. Çünkü bir şeylerin yanlış olduğunu anladığınızda onca zamanı boşa geçirmiş olacaksınız.

                 En gözde meslek, mühendislik, doktorluk, avukatlık olabilir ancak sen bunları yapmak istiyor musun? Yaparken bu senin yaşam amacınmış gibi çalışabilecek misin? Asıl nokta burası... Herkesin ilgi alanına göre severek yapacağı bir mesleği, bir işi mutlaka vardır. Varsın parası az olsun... Zaten parası çok olan işleri de yaparken zevk almayacak hayatı ıskalayacaksın, en azından hayatı ıskalamadan, tam 12'den yaşayarak para kazanacaksın.

                 Evet konunun önemini umarım anlatabilmişimdir. Çünkü çevremizde yaptığı işten zevk almadığından, mutsuz, umutsuz, hayattan beklentisi olmayan, çevresini de mutsuz eden insanlar çok.
Gelelim Nasıl bir meslek seçmeli

1- Seçtiğiniz meslek sizin ilgi alanınıza girmeli

2- Yaparken, zevk alacağınız kendiniz geliştireceğiniz bir meslek olmalı

3- Çocukken ben şunu olacağım dediğiniz şey değilde, büyüdükçe, kendinizi tanıdıkça yeteneklerinize de kapsayacak şekilde bir meslek olmalı

4- Bir meslek sadece okuldan alınan eğitimle elde edilmez, eskiden çıraklıktan yetişmek denen bir değer vardı. Gene ustalardan alacağınız eğitimle çıraklık yetişebileceğiniz bir meslek olmalı

5- Size para kazandırmalı

6- Meslek dediğimiz sadece tek bir tane değil, yapabileceğiniz kadar meslek olmalı

7- Başkalarına da fayda sağlayabileceğiniz bir meslek olmalı.

Ve daha bir sürü şey anlatılabilir. Mühendislikle ilgili merak ettikleriniz için buradaki yazıyı okuyabilirsiniz.

Merakınız eksilmesin


15 Şubat 2016 Pazartesi

Özel Ders Almalı Mı

Bu yazımızda, özellikle üniversiteye hazırlanan öğrenci ve yavrusu hazırlanan ebeveynlere bilgi vermeye, aydınlatmaya çalışacağız.

Önce özel ders almanın, size getirdiği avantajları ve dezavantajları sıralayalım. Avantajlar;

1- Her zaman soru sorabileceğiniz bir öğretmene sahip olabileceksiniz.

2- Çocuğunuzun gelişimine göre eksiklerini tamamlamaya, onu geliştirmeye hazır bir yardımcınız olacak.

3- Çocuğunuzla birebir ilgilendiğinden öğrenme yeteneğiyle ilgili daha çok bilgiye sahip olan ve daha fazla yardımcı olabilecek bir öğretmeniniz olacak.

4- Anne-baba ile öğretmen mutlaka farklıdır, anne-babanın yardımıyla da öğrenme konusunda, ders çalışmaya teşvik konusunda harici bir otorite olacak.

5- Çocuğun sorunlarını görebilecek farklı bir bakış açısı, farklı bir göz bulunacak.

6- Ayrıca anne-babalara da çocuğa ve ders çalışma yaklaşımına katkıda bulunacak tavsiyeleri olabilecek bir yardımcı olacak.

7- Aynı yollardan geçmiş, aynı sıkıntıları çekmiş biri olarak tecrübelerinden faydalanabileceğiniz bir kişi olacak.

Farklı bakış açısına göre daha başka avantajlar sıralanabilir. Ancak buradan sonra dezavantajlardan bahsedelim.

1- Maddi olarak anne-babaya ek maliyet getirecek.

2-  Zaman olarak, ders çalışma anı, öncesi ve sonrası için kayıp olacak.

3- Bazı konulara müdahale edebilen bir yabancı bulunacak.

4- İşinin ehli olmayan zaman kaybettirecek kişilerle karşılaşabilirsiniz.

Bunların dışında çok fazla dezavantaj görünmüyor. Gelelim olması gerekene. Anne-babalar her ne kadar okumuş, zeki, başarılı insanlar olsalar da (hatta öğretmen bile olsalar) kendi çocuklarına olması gereken gibi yaklaşamaz ve bir öğretmen gibi etkili öğrenmeyi sağlayamaz. Çocuk ne kadar başarılı, ne kadar çalışkan olursa olsun, bir rehbere, okuldaki rehberin, yani her öğrencinin rehberinden ayrı, yalnızca çocuğa yönelik, onun kişiliğine uygun çözümler üreten bir rehbere ihtiyacı olacaktır.

Dezavantajların hepsi, anne babalar için, çocukları söz konusu olduğunda teferruattan başka bir şeye dönüşemiyor. Düşünsenize, hepimiz çocuklarımız için çalışmıyor muyuz. Onların başarısı, mutluluğu ve kazancı için gerekirse maddi, gerekirse manevi, gerekirse zaman olarak her şeyi yapmaz mıyız?

O halde geriye bir tek nasıl bir öğretmen bulmalı, nasıl bir öğretmen olmalı sorularını çözümlemek gerekiyor.

Günümüzün yaygınlaşan internet teknolojileriyle her konuya bir çözüm bulmak gerçekten çok kolaylaşıyor. İnternette birçok sitede kişisel ders veren milyonlarca özel ders veren öğretmen bulmak mümkün. Benim tavsiyem de kişisel olarak ders veren öğretmenleri tercih etmeniz yönünde olacaktır. Tabi bu konuda da dikkatli olmak gerekiyor. Önce referanslarını mutlaka iyi araştırın. Ayrıca kayıtlı olduğu sitede öğretmene yapılan yorumları iyi değerlendirin. Önce bir deneme dersi almak, karşılıklı tanışıp, görüştükten sonra karar vermek faydalı olacaktır. Sonuçta hepimiz, az çok iyi ya da kötü bir insanı 2 saat konuştuktan sonra ayırt edebilir. Karakteri hakkında yorum yapabiliriz. Küçük bir sosyal medya araştırmasıyla da son kararınızı verebilirsiniz. Sürekli öğretmen değiştirmek de çocuk açısında sakıncalı bir durumdur. Bu nedenle öğretmeninizi seçerken acele etmeyin. Karar verdikten sonra da uzun soluklu bir çalışma isteğinizi belirtirseniz, faydalı bir ilişki kurabilirsiniz. Bu arada bütün beklentilerinizi ve özel ders veren kişinin beklentilerini, şartları en baştan belirleyin, planınızı ona göre yapın.

Kurumsal olarak bir firmadan eğitim desteği almak sizin için oldukça maliyetli olacaktır. Ayrıca toplu dersler falan okuldaki yaklaşımdan çok da farklı olmayacaktır.

Kısaca işin özü, bir rehber eşliğindeki yol size fayda sağlayacaktır ancak rehberinizi iyi seçin.

Özel ders taleplerinizle ilgili yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Buradan inceleyebilirsiniz.

Merakla...

Mühendis Olmak

            Mühendis olmak istiyorsanız ya da çocuğunuzun mühendis olmasını bekliyorsanız bu yazı tam size göre. Mühendis olmak için neler yapmak gerekir, mühendisleri nasıl bir hayat bekliyor, nasıl iş bulunur vs. konularına değinmeye çalışacağım.
            Öncelikle şunu söylemek isterim ki, mühendis olmak için farklı bir bakış açısına, farklı bir düşünce tarzına sahip olmanız gerekir. Tabi bundan kastım şu, gerçek anlamda mühendis olmaktan bahsediyorum, bir şeyler üretmekten, herkesin yapamadığı şeyleri yapabilmekten, görülmeyeni görmekten bahsediyorum. Yoksa en kötü üniversiteden, en kötü puanla mezun bile olsanız mühendis olabilirsiniz. Gerçi bunu örnek olsun diye belirttim ama gerçek anlamda mühendis olabilmeniz için iyi bir üniversiteden iyi bir puanla mezun olmanız da gerekmiyor.
             Mühendisin ne demek olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur ancak hatırlatmakta yarar vardır. Mühendis matematik ya da geometri bilen demektir. Bu nedenle ,

1- İlk önce sayısal konulara yatkınlığınız, sayısal derslere ilginiz olmalıdır.

İlkokuldayken, benim en sevdiğim ders matematikti. Gerçekten sayısal konulara çok ilgim vardı ve öğrenmekten, çalışmaktan zevk alıyordum.

2- Farklı bir bakış açınız olmalı, görünmeyeni görmelisiniz.

Bundan kasıt aslında şudur. Mühendis tanıdığınız varsa, her şeye bir cevabı vardır. Yani bir problem öne sürdüğünüzde çözümü var mıdır, problem midir bakmaz çözüme yoğunlaşır ve size bir çözüm sunar. Görülmeyeni görmekten kasıt şudur, siz bir İnternet sitesine  girdiğinizde yazıları, resimleri görürsünüz, bir mühendis, bu sitenin bağlı olduğu serverı, arka planda çalışan html kodları, tasarımcıyı görür. Bakış açısı, bazen bütünü görebilmektir, bazen de detayı.

3- Kararlı olmak gerekir.

Her işte başarılı olmakta kararlı olmak gerektiği gibi, mühendis olmak istiyorsanız da kararlı olmalısınız. Hiçbir şey sizi yolunuzdan alıkoyamamalıdır.

4- Planlı olmak şarttır.

Planlı olmaktan kasıt illaki yazılı, bir yerlere asılmış kopyadan bahsetmiyorum. Olması elbetteki faydalı ancak sadece kafanızda olması, kendi yolunuzu hangi lise, hangi üniversite, nasıl bir çalışma planı, hangi konulara ağırlık verme vs. konularını planlamış ve hazımsamış olmalısınız.

5- Çok çalışmak gereklidir.

Zaten her şeyde, her iyi ve kaliteli şeyde olduğu gibi mutlaka çok çalışmak gereklidir. Çok çalışmadan elde edilen, kazanılan şeyler kesinlikle kalıcı olamaz. Bununla ilgili birçok örnek mutlaka bilirsiniz. Kolay elde edilen kolay kaybedilir.

6- İngilizce olmazsa olmaz

Evet özellikle mühendislikte İngilizce bir zorunluluk. Hiç unutmuyorum, liseyi bitirdikten sonra bir otobüs yolculuğunda bir mühendis abi ile tanışmıştım. Sohbet sırasında İngilizce olmadan yarım mühendis olunur, tam mühendis olmak için İngilizce şart demişti. Ben de katılıyorum, ister eğitim hayatında ister bir kursa katılarak İngilizceyi anlamak, İngilizce makaleleri, teknik belgeleri okuyup anlayabilmek gerekli.

Mühendis olmak için gerekenleri sıralamış olduk, Şimdi biraz da eğitim hayatından bahsedelim.

Eğitim sistemimiz yeni değişti ve yeni yeni oturuyor. 4+4+4 sistemi neler getirdi, neler getirecek göreceğiz ancak kişini başarası için kesinlikle bir engel teşkil etmiyor. Siz çalışırsanız, emek verirseniz bu sistem size hak ettiğinizi verecektir. Ancak çok çalışıp, iyi bir liseye kaydolmak mutlaka çok faydalı olacaktır. Anadolu Lisesi, Öğretmen Lisesi, Fen Lisesi vs gibi kurumlar eğitimde size çok fazla, katkı sağlayacaktır. Üniversiteyi kazanmak için şansınız artacaktır. Bu arada ben bir mühendis olarak Öğretmen lisesi mezunuyum.

Üniversite için illaki şu üniversiteleri kazanmalısınız demeyeceğim, ancak tanınmayan, eğitimde kalitesi belli olmayan üniversitelerde okumak size çok katkı sağlamaz. Özellikle iş yaşamında üniversitenin katkısı çokça fazladır. Bu bağlamda bakarsak bir İstanbul Üniversiteli olarak kendi üniversitemi tavsiye etmeden geçemeyeceğim. Bildiğiniz gibi köklü bir üniversite ve eğitim kalitesi de herkes tarafından kabul görüyor.

Üniversite hayatından sonra askerlik geliyor, fakat şimdi bedelli askerlik falan baya kolaylaşmış olmasına rağmen ben farklı bir şey tavsiye edeceğim. Askerlik yapın... Askerlik insana tahmin edemeyeceğiniz deneyimler kazandırıyor. Bunları söze dökmek gerçekten çok ancak ancak kendi askerliğim den bilgilerle yazdığım "Yedek Subay Olmak (Asteğmen - Nasıl Askerlik?)"  konusuna fikir almak açısından bakabilirsiniz.

Burada önce iş mi askerlik mi soruna yanıt aramak gerekiyor. Bazılarımız "önce askerliğimi yapayım, nasıl olsa önümde bir engel, hem askerden geldikten sonra daha kolay iş bulurum" düşüncesiyle, okuldan sonra hemen askerliğe koşuyor. Bazılarımız ise "askere gidersem geldikten sonra sudan çıkmış balığa dönerim, bilgilerimi unuturum, tecrübem olmadığından iş bulmakta zorlanırım vs" düşünceleriyle önce iş buluyor, birkaç sene tecrübe edindikten sonra askerliği tamamlayıp kaldığı yerden devam ediyor.

Bu noktada şu daha iyidir diye tavsiye vermeyeceğim zaten her iki düşüncenin de kendine göre avantajlı ve dezavantajlı tarafları mevcut. Bu tamamen tercih meselesi, kişinin kendini ne kadar geliştirdiği, ne kadar iyi sunabildiği ile ilgili, yani hangi yöntemi seçerseniz seçin avantaj elde edeceksiniz. Ancak ben kendi tercihimi önce birkaç sene tecrübe edinip sonra askerliği tamamlayarak yaptım.

Askerden sonra artık hayata atılmış, düzenin çarklarına girmiş bulunuyorsunuz. Bu noktadan sonra evlilik, düzenli bir hayat gereklidir deyip bu konuyu geçeceğim ancak iş hayatına değinmek istiyorum.

Mühendis de olsanız ilk işlerinizde, ilk iş deneyimlerinizde beklediğiniz, hak ettiğiniz maaşı alamayacaksınız, torpiliniz falan yoksa. Ancak size çok güzel tecrübeler, arkadaşlıklar ve kariyer basamağı kazandıracak. Mühendis iseniz, bu size beyaz yaka statüsü kazandırıyor. Bu da güzel bir şey.

İş hayatında not almak, plan yapmak, rapor vermek, rapor istemek gerekli ve bir o kadar da faydalı işlerdir. Sizi başarıya götürecek belki de en önemli şeyler. Hazır plan demişken, mühendis de olmuş olsanız, bir kariyer planı, bir kişisel hayat planı yapmanız gereklidir. Yoksa rotası belirsiz bir gemi misali fırtınada olduğunuz yerde sayarsınız. Dedim ya ilk işleriniz sizin kariyer basamaklarınız olacak, ne kadar çok basamakta adım atarsanız o kadar yükselirsiniz. Tabi her basamak biraz daha üstünü hedeflemeli. Yani yeni girdiğiniz iş mutlaka bir önceki işinizden daha kariyerli, daha yüksek maaşlı olmalı.

İş hayatında özellikle mühendis iseniz yaratıcı olmanız, üretken olmanız çok önemli ve beklenen bir yetenek. Bu da çoğunlukla doğuştan gelen bir özellik. En başta da dediğimiz gibi farklı bir bakış açınız olmalı.

Sonra sevdiğiniz işi yapmalısınız. Bunu söylerken mühendis olmayı sevdiğiniz varsayımıyla başlıyorum. Ancak mühendis olmak demek sizin yapacağınız işleri sınırlamıyor. Hangi dalda mühendis olursanız olun farklı alanlarda, farklı branşlarda iş imkanlarınız olacak. Bunlardan sevdiğiniz işleri tercih etmelisiniz. Başarının en önemli gereklerinden biri de bu.

Şimdilik çok daha fazla detaya inmeden konuyu kapatıyorum. Ancak değinmediğim sorular ve konular için yazabilirsiniz. Farklı konular için talep oluşturabilirsiniz.

Merakınız bitmesin.

14 Şubat 2016 Pazar

Visiting China

           Wondering... I had to go to China last days. Surely, i didn't missed this chance. And I made mostly observing. I want to share my observation withyou. I hope it will directive for you.

            If  you going to go from İstanbul, There is flights by Turkish Airlines and by China company  from Atatürk Airport. As far as I remember, There is direct fly to Pekin And Shanghai from İstanbul. Flight takes abour 9-10 hours from İstanbul to Pekin or Shanghai. There is 5 hours time difference between Turkiye and China. China's time is ahead of Turkiye. So Your flight is 14 hour while going to China and 5 hour coming from China. ( it is relativity :)) You have to care for your time.

          You know, China is a big country in terms of area. Therefore, if you plan to go other cities, you have to tranfer by plane. Because, distance from cities are so long fo going by car.

           if you going there first time, they will keep waiting and asking " where are you coming? why are you coming etc." on the passport control. But there is no anything  for afraid. You can continue your travel normally after answering questions. I want to write topics that caught my attention,

* There is no "0" number at China, so buildings and elevators start from the 1st floor.
* Wolksvagen brand vehicles in China in the majority
* No door in the majority of Toilet
* Really, theycan can eat all kinds of animal that can be eaten.
* At Special dining they are eating around a table rotating
* I liked the food they said noddle
* Toilets are really bad
* People generally weak
* Sites like Facebook, Youtube disabilities etc.
* If you absolutely need to get something, you have to higgle. Because the $ 10 the price of the products they starts to sell from $ 100
* Everywhere you find Starbuck and KFC possible
* It shangay really advanced, large and expensive city.
* There is a river in the mid of the city here, like ships that passed this river Coast in a screw meals a person from restaurants around £ 2000-3000
* You can see parents who make their children's toilet middle of the street.
* Men in particularly are opening their belly in hot time
* Bicycle quite common.
* I would recommend you to see where they are in Mountain Tai.

Thats all for now. If i remember anything again i will write here. You can see my photos here writed in Turkish.

http://meraketmek.blogspot.com.tr/2016/02/cin-nasl-bir-yer.html