We can say about curiosity that " it is desire to learn, discover new thingss in creation of our." Among other creatures, there is important thing about human curiosity. We, as humans, we all wonder, this curiosity starts from birth, as a baby we wonder moving around us, shining things or anything remarkable. Already behind our learning about this or not? As we grow, the things that we wonder make sense more... where we came from ? Where are we going? What is our goal to be? What is the limit of the universe ? is there any assets at universe without us? and the questions goes on... Of course, there is an answer to every question, or answer to this question has not yet been discovered, or we're not looking in the right place.
On the basis of all scientific discoveries it is also curious. or why Neil Armstrong goes to the Moon, if he don't wonder?is not true that Largest inspire of Einstein who puts forward lots of theory, was his curiosity. Curiosity really nice things, then continue to wonder because of that. You all wonder everything, so dont lose your excitement about life....
Merak insanın doğasında olan, engel olamadığı bir duygudur. Biz de bu duyguyla merakımızı gidermek, insanların merakını gidermeye çalışmak için yayın oluşturmaya başladık. Burada Bilimden, teknolojiye, Özel Dersten, Gezi Yazılarına kadar her şeyi bulabilirsiniz. Dedik ya aslında "Merak Edilmeye Değer Herşey"...
Bu Blogda Ara
22 Şubat 2016 Pazartesi
21 Şubat 2016 Pazar
Hayatı Kolaylaştıran 10 Teknoloji
Bu yazımızda sizlere belki fark ettiğiniz, belki fark etmediğiniz ancak hayatımızı oldukça kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden bahsedeceğiz. Birçoğunun önemini özellikle yaşı küçük kardeşlerimiz anlayamayabilirler. Çünkü onlar bu teknolojilerle büyüdüler. Ancak yaşı belli bir tecrübe yaşayacak kadar büyük olanlar, bu gelişmelerin hayatı ne kadar çok kolaylaştırdığını çok iyi bilirler...
Eskiden belki bu kadar trafik de yoktu ama İstanbul gibi bir şehirde özellikle yoğun zamanlarda insanların evlerine, işlerine daha kolay ulaşmasına yardımcı olan, çevrimiçi trafik bilgisiyle yönlendirme sistemleri hayatı çok kolaylaştırdı. Bunu ilk önce ibb trafik ile gördük ancak bu sizi yönlendirmiyor ve gerçek zamanlı olarak servis vermiyordu. (yani 5-10 dk öncesini gösteriyordu.) Ancak yandexten sonra, ki gerçekten müthiş bir buluş olan, bu uygulamayı kullananların konum bilgisi kullanma yeteneğiyle, çevimiçi yönlendirilmeye ve trafiksiz yoldan gideceğimiz yere gitmeye başladık. En sonunda google da bu tkenlojiyi kullanıcılarına sunmaya başladı.
2- E- Devlet gibi hayatı kolaylaştıran, işlemleri çevrim içi yapabileceğimiz platformlar.
E-devlet ile eskiden, saatlerce sıra bekleyerek almak istediğiniz hizmetler artık yerinizden kalkmadan kolayca yapılabiliyor. Onlardan bazıları;
* SGK Hizmet Dökümü alabilirsiniz
* Vergi borcunuzu sorgulayabilir ya da ödeyebilirsiniz
* Öğrenci belgenizi alabilirsiniz.
* Askerlik durum belgenizi alabilirsiniz
* Sabıka kaydınızı çıkarabilirsiniz.
* Hakkınızda açılmış bir dava olup olmadığını öğrenebilirsiniz
* Araç plakasına yazılan ya da sürücü belgeniz için trafik cezası sorgulayabilirsiniz
* Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yapılan sınavlarınız ile ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.
* PTT gönderi takibinizi yapabilirsiniz
* Bireysel emeklilik işlemlerinizi takip edebilirsiniz
ve daha bir sürü hizmet
* Vergi borcunuzu sorgulayabilir ya da ödeyebilirsiniz
* Öğrenci belgenizi alabilirsiniz.
* Askerlik durum belgenizi alabilirsiniz
* Sabıka kaydınızı çıkarabilirsiniz.
* Hakkınızda açılmış bir dava olup olmadığını öğrenebilirsiniz
* Araç plakasına yazılan ya da sürücü belgeniz için trafik cezası sorgulayabilirsiniz
* Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yapılan sınavlarınız ile ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.
* PTT gönderi takibinizi yapabilirsiniz
* Bireysel emeklilik işlemlerinizi takip edebilirsiniz
ve daha bir sürü hizmet
3- Kablosuz Şarj Cihazları,
Günümüzde artık Cep telefonları hayatımızın bir parçası halinde. Ve en büyük problem de şarj... Bu teknolojiyle artık kabloyla hayata bağlı olmadan, telefonumuzu bir masanın veya sadece bir zeminin üstüne koyarak şarj edebileceğiz. Üretilen yeni modeller artık bu özelliklerle geliyor, ancak hali hazırda kullandığımız modellere de uygulayabilmek için basit ekipman veya aksesuarlar üretiliyor. bu teknolojiyle en azından ince uç derdinden kurtulacağız :)
4- 4.5 G teknolojisiyle her yerden çok hızlı internet bağlantısı
GSM teknolojisi gerçekten çok hızlı ilerliyor. Bu hizmetle birlikte gelecek avantajlar;
- Veri hızı ortalama 300 Mbps olacak
- Bir oyun ortalama 25 saniyede yüklenebilecek
- Yüksek çözünürlüklü bir filmi indirmek 6 saniye sürecek
- Bir müzik dosyasını 1 saniyede indirebileceğiz
5- Google Glass teknolojisi
Bu teknoloji google'ın ürettiği giyilebilir teknolojilerden. Türkiye'de resmi satışı henüz yok ancak bir çok ülkede satışa sunuldu, hatta bazı yasaklar bile getirildi. Android işletim sistemi var içinde. Sözel komutlarınızı algılayabiliyor. "Fotoğraf çek, meja gönder, adres tarif et vs " gibi komutlar bunlar. HD kalitesinde video kaydı yapılabiliyor.
6- Drone Teknolojisi, İnsansız hava araçları
İnsansız hava araçlarının kullanımı da son zamanlarda epeyce arttı. Hobi olarak bu işle uğraşanlar bir hayli fazla. Ancak profesyonel olarak da değişik işlerde kullanılabiliyor. Bunlardan en önemlisi savunma sanayisi, gazetecilik alanında, tanıtım videoları çekmek amacıyla reklamcılık ve pazarlama firmalarında vs. Ancak kişisel kullanımda da değişik seyahatleri, bölgeleri ve sadece çevreyi yukarıdan çekmek için yer alıyor.
7- 3 Boyutlu Yazıcılar
3 Boyutlu yazıcılarla artık her istediğimizi üretebilir hale geleceğiz. Bu teknoloji gerçekten çok hızlı bir gelişim gösterdi ve kişisel kullanılabilir hale geldi. Ancak bahsettiğimiz herşeyi üretme için bir süre daha beklemek gerekecek. Şimdiler en yaygın kullanım plastik malzemelerle üretim. Gelecekte pek çok farklı alanda kişisel üretim için kullanılabilir hale gelecek, bunlar; kuyumculukta, sağlık sektöründe, modai kıyafet alanında, otomotiv ve savuma sanayisinde...
8- Güneş Pili ve Rüzgar Türbini ile yenilenebilir enerji sistemleri
Yenilenebilir enerji sistemlerinin kullanımı, her geçen gün artmakta. Dünyamızın karşı karşıya olduğu problemler göz önüne alındığında bu teknolojilerin daha da yaygınlaşması ve kullanım alanlarının artması çok büyük önem arz etmektedir.
9- Elektrikli Araçlar
Özellikle ülkemizde yüksek benzin fiyatları nedeniyle, bireysel ekonomimize katkı sağlayan bu teknoloji, aynı zamanda çevreye duyarlı bir sistem olması nedeniyle oldukça hayatı kolaylaştıran bir teknoloji. Ayrıca yaygınlaştıkça, enerji ihtiyacımızı avm vesaire gibi her yerden karşılayabileceğiz.
10- Elektronik Kimlik Kartları
Bu kartlar uluslararası standartlara sahip olacak. Bu kartlarla artık kişiye ait nüfüs, fotoğraf ve diğer bilgiler güvenli bir şekilde tutulabilecek ve her an yanımızda olacak. Bunları kimlik doğrulamada kullanabileceğiz. Hastanelerde yazılan reçeteler, akıllı kimlik kartımızla eczaneden kolayca temin edilecek. Parmak izi, damar izi gibi tanımlayıcı bilgiler içinde bulunacak.
Merakla...
20 Şubat 2016 Cumartesi
Hollanda, Amsterdam ile İlgili 10 İlginç Bilgi
Avrupa seyahatimde, Brüksel'den sonra Hollanda 'yı da gezme şansım oldu. Burada da bana oldukça farklı gelen değişik deneyimler yakalama şansı elde ettim. Şimdi onları sıralamaya çalışacağım.

1- Amsterdam- Brüksel arası araçla 2- 2,5 saat arası gidilebiliyor, ayrıca başka pasaport kontrolü vesaire de yok.
2- Rotterdam da Hollanda'nın ve Avrupa'nın en büyük liman kentidir. Öyle ki kentin içinde neredeyse her yerde su kanalları görmeniz mümkün. Sanki şehir suyun üzerine kurulmuş gibi ki, gerçekte de bugün kara olarak gördüğünüz her yer zamanında su imiş ve su seviyesinin daha altında. barajlarla, setlerle suyun önü kapatılarak oluşmuş bir şehirmiş.
3- Sebzecilik çok gelişmiş, devasa seralarda, tüm teknolojik imkanlarla sebze üretimi yapılıyor.
4- Havası çoğunlukla kapalı ve kasvetli.
5- Amsterdam 'da belli bir oranda uyuşturucu maddesi kullanmak serbest ancak satmak yasaktır. Bazı Coffeshop denilen yerlerde belli miktarın altında satış yapılabiliyor.
6- Amsterdam 'da Simit Sarayına rastlayabilirsiniz.
7- Hollanda'da Rotterdam'ın yakınında Kinderdijk diye bir yer vardır. Burada 19 tane yel değirmeni bulunmaktadır. Don Kişot 'un savaştığı yel değirmenlerinin bunlar olduğu söylenir. UNESCO Dünya Mirası Listesindedir. Çok fazla turist almaktadır.
8- Benzin İstasyonlarında pompacı görmezseniz şaşırmayın. Çünkü insansız olarak işletiliyor olabilir. Beninizi doldurur, marketten ödemeyi yapar çıkarsınız.
9- Hollanda'nın birçok yerinde camiye rastlayabilirsiniz. Bu ve benzeri açılardan bakıldığında Hollanda'nın gerçekten özgürlükler ülkesi olarak bilinmesi şaşırtıcı değil.
10- Den Haag'da Miniaturk'e benzer, Madurodam denilen minyatür şehir bulunmaktadır. Burada da Hollanda'nın değişik yerlerinde bulunan bina ve önemli yapıların minyatürleri bulunmaktadır. Ayrıca bir de görülmeye değer hayvanat bahçesi...
Şimdi de benim gözümden fotoğraflar....

1- Amsterdam- Brüksel arası araçla 2- 2,5 saat arası gidilebiliyor, ayrıca başka pasaport kontrolü vesaire de yok.
2- Rotterdam da Hollanda'nın ve Avrupa'nın en büyük liman kentidir. Öyle ki kentin içinde neredeyse her yerde su kanalları görmeniz mümkün. Sanki şehir suyun üzerine kurulmuş gibi ki, gerçekte de bugün kara olarak gördüğünüz her yer zamanında su imiş ve su seviyesinin daha altında. barajlarla, setlerle suyun önü kapatılarak oluşmuş bir şehirmiş.
3- Sebzecilik çok gelişmiş, devasa seralarda, tüm teknolojik imkanlarla sebze üretimi yapılıyor.
4- Havası çoğunlukla kapalı ve kasvetli.
5- Amsterdam 'da belli bir oranda uyuşturucu maddesi kullanmak serbest ancak satmak yasaktır. Bazı Coffeshop denilen yerlerde belli miktarın altında satış yapılabiliyor.
6- Amsterdam 'da Simit Sarayına rastlayabilirsiniz.
7- Hollanda'da Rotterdam'ın yakınında Kinderdijk diye bir yer vardır. Burada 19 tane yel değirmeni bulunmaktadır. Don Kişot 'un savaştığı yel değirmenlerinin bunlar olduğu söylenir. UNESCO Dünya Mirası Listesindedir. Çok fazla turist almaktadır.
8- Benzin İstasyonlarında pompacı görmezseniz şaşırmayın. Çünkü insansız olarak işletiliyor olabilir. Beninizi doldurur, marketten ödemeyi yapar çıkarsınız.
9- Hollanda'nın birçok yerinde camiye rastlayabilirsiniz. Bu ve benzeri açılardan bakıldığında Hollanda'nın gerçekten özgürlükler ülkesi olarak bilinmesi şaşırtıcı değil.
10- Den Haag'da Miniaturk'e benzer, Madurodam denilen minyatür şehir bulunmaktadır. Burada da Hollanda'nın değişik yerlerinde bulunan bina ve önemli yapıların minyatürleri bulunmaktadır. Ayrıca bir de görülmeye değer hayvanat bahçesi...
Şimdi de benim gözümden fotoğraflar....
19 Şubat 2016 Cuma
7 Adımda Başarılı Bir Plan Nasıl Olmalı
Hayatımızın her alanında, çoğu zaman plan yapmaya ihtiyaç duyarız. Plan yapmak her zaman faydalı ve hedefe yönelik uygun bir adımdır.
Bahsettiğimiz plan, bazen ders çalışma planı, bazen kişisel hayat planı, bazen bir şirketin yıllık planı, bazen de tatil planıdır. Plan yapmak hedefe ilerlerken hedefinize ne kadar kaldığını, ne kadar yol kat ettiğinizi, ne kadar daha yol kat etmeniz gerektiğini vs konuları takip ve kontrol edebilmenizi sağlar.
Bu yüzden planlarımızı yapmalı ve mutlaka da yazılı hale getirmeliyiz. İşte başarılı bir plan yapabilmek için gerekli adımlar,
1- Plan, üzerinde iyice düşünülmüş olmalı.
Burada düşülmüşten kasıt, üzerinde zaman harcanarak, en verimli ve etkili, hedefe ulaşmak için en makul plan kastedilmektedir. Bu nedenle bir plan hazırlamadan önce acele etmemeli, yeterince çalışıp, gerekirse yardım alabileceğimiz kişilere danışarak, hazırlanmalıdır.
2- Her planın bir amacı, plana uyduğunuz takdirde ulaşacağınız bir amaç olmalı
Evet, zaten bir plan yapmaya bir amaca ulaşmak için başlamalıyız. yoksa hadi plan yapalım diye plan yapılmaz ve boşuna zaman kaybı olur.
3- Belli zaman dilimlerine bölünmüş olmalı
Planlarımız, belirli zaman dilimlerinde, belirli işlemleri yapacak şekilde ayrıntılandırılmış olmalıdır. Çok uzun zamanlara yayılmış, adımları arası milestone belirlenmemiş planlar uygulanabilir olmaz.
4- Fazla detaydan uzak ama yeterince de ayrıntıya yer verilmiş olmalı
Plan hazırlarken çok fazla detaya girmek ne ince ayrıntısına kadar anlatmak hem verimsiz hem de gereksiz bir iş olur. Kendi anlayacağınız şekilde fazla abartılmamış şekilde yapılmış planlar daha kolay uygulanabilir ve verimli de olur.
5- Plan adım adım, kademe kademe ilerlemeli, ancak paralel olarak yürütülebilecek adımlar da göz önüne alınmalı
Siz planınızda bir adımı yaparken, size yardımcı olabilecek aynı hedefe ulaşmak için uğraştığınız biri ya da herhangi bir şekilde planınıza dahil edebileceğiniz biri için de planınızda paralel adımlar planlayabilirsiniz.
6- Olası olumsuz durumları göz önüne alarak, yedek, alternatif adımlar planda tanımlanmış olmalı
Yaptığınız planda göz önüne alamadığınız, her şey yolunda gitse bile dış etmenlerden kaynaklanan ve gerekli adımları uygulayamayabileceğiniz noktalar için de yedek planlar , adımlar oluşturmalı, alternatif yollar belirlemeniz, hedefinize ulaşmanızda önünüze çıkacak engelleri kolay atlatmanızı sağlar.
7- Plan her zaman için amacına uygun olarak gerçeğe dönüştürülebilir, hayalden uzak olmalı
Evet, plan daha önce de söylediğimiz gibi yapılmış olmak için yapılmaz. Bir amaca hizmet etmeli bu nedenle de gerçeğe dönüştürülebilir, gerçeğe dönüştürebilecek şekilde adımlandırılmış olmalı. Tamamen olasılıklar üzerine kurulmuş bir plan gerçeğe dönüştürülemez.
Anlatım umarım herkes için faydalı olur. Başarılar...
Bahsettiğimiz plan, bazen ders çalışma planı, bazen kişisel hayat planı, bazen bir şirketin yıllık planı, bazen de tatil planıdır. Plan yapmak hedefe ilerlerken hedefinize ne kadar kaldığını, ne kadar yol kat ettiğinizi, ne kadar daha yol kat etmeniz gerektiğini vs konuları takip ve kontrol edebilmenizi sağlar.
Bu yüzden planlarımızı yapmalı ve mutlaka da yazılı hale getirmeliyiz. İşte başarılı bir plan yapabilmek için gerekli adımlar,
1- Plan, üzerinde iyice düşünülmüş olmalı.
Burada düşülmüşten kasıt, üzerinde zaman harcanarak, en verimli ve etkili, hedefe ulaşmak için en makul plan kastedilmektedir. Bu nedenle bir plan hazırlamadan önce acele etmemeli, yeterince çalışıp, gerekirse yardım alabileceğimiz kişilere danışarak, hazırlanmalıdır.
2- Her planın bir amacı, plana uyduğunuz takdirde ulaşacağınız bir amaç olmalı
Evet, zaten bir plan yapmaya bir amaca ulaşmak için başlamalıyız. yoksa hadi plan yapalım diye plan yapılmaz ve boşuna zaman kaybı olur.
3- Belli zaman dilimlerine bölünmüş olmalı
Planlarımız, belirli zaman dilimlerinde, belirli işlemleri yapacak şekilde ayrıntılandırılmış olmalıdır. Çok uzun zamanlara yayılmış, adımları arası milestone belirlenmemiş planlar uygulanabilir olmaz.
4- Fazla detaydan uzak ama yeterince de ayrıntıya yer verilmiş olmalı
Plan hazırlarken çok fazla detaya girmek ne ince ayrıntısına kadar anlatmak hem verimsiz hem de gereksiz bir iş olur. Kendi anlayacağınız şekilde fazla abartılmamış şekilde yapılmış planlar daha kolay uygulanabilir ve verimli de olur.
5- Plan adım adım, kademe kademe ilerlemeli, ancak paralel olarak yürütülebilecek adımlar da göz önüne alınmalı
Siz planınızda bir adımı yaparken, size yardımcı olabilecek aynı hedefe ulaşmak için uğraştığınız biri ya da herhangi bir şekilde planınıza dahil edebileceğiniz biri için de planınızda paralel adımlar planlayabilirsiniz.
6- Olası olumsuz durumları göz önüne alarak, yedek, alternatif adımlar planda tanımlanmış olmalı
Yaptığınız planda göz önüne alamadığınız, her şey yolunda gitse bile dış etmenlerden kaynaklanan ve gerekli adımları uygulayamayabileceğiniz noktalar için de yedek planlar , adımlar oluşturmalı, alternatif yollar belirlemeniz, hedefinize ulaşmanızda önünüze çıkacak engelleri kolay atlatmanızı sağlar.
7- Plan her zaman için amacına uygun olarak gerçeğe dönüştürülebilir, hayalden uzak olmalı
Evet, plan daha önce de söylediğimiz gibi yapılmış olmak için yapılmaz. Bir amaca hizmet etmeli bu nedenle de gerçeğe dönüştürülebilir, gerçeğe dönüştürebilecek şekilde adımlandırılmış olmalı. Tamamen olasılıklar üzerine kurulmuş bir plan gerçeğe dönüştürülemez.
Anlatım umarım herkes için faydalı olur. Başarılar...
İstanbul'da Kolayca İş Bulmak
İstanbul'da iş bulmak kolay mı diye düşünüyorsunuz. Bu sorunun yanıtı tabi ki evet... Bildiğiniz gibi İstanbul bir zamanların taşı toprağı altın denilen kentiydi. Ancak gittikçe kalabalıklaştı ve yaşam koşulları zorlaşmaya başladı. Buna rağmen İstanbul gibi kocaman bir şehirde iş bulmak zor değil. Hem de hiç bir vasfınız olmasa bile....
Nasıl olacak bu derseniz hemen anlatalım. İstanbul sanayi ve turizm olarak gelişmiş bir şehir. Bu da insanlara çok değişik iş fırsatları sunuyor. Öncelikle bir üniversiteyi bitirmiş, kalifiye bir kişiyi ele alalım. "Kalifiye kişiler elbette kolaylıkla iş bulur" demeyin. Onların da kendilerine göre bazı zorlukları, hak ettikleri ücreti alamama, gerekli sosyal haklarınını kullanamama gibi sorunları olabiliyor. Fakat İstanbul'da kendini yetiştirmiş, ayakları sağlam yere basan, iş bulmayı ve işe girmeyi kafaya koymuş biri için iş bulamamak imkansıdır. Evet gerçekten imkansız...
İstanbul'da faaliyet gösteren binlerce şirket ve iş ilanı var. Hemen her meslek grubu ve çalışan için kendi yetenek ve becerilerine göre iş bulmak mümkün. Sadece sabırlı olmak, dikkatle araştırıp en iyi firmaya karar vermek gereklidir. Nerelere, hangi firmalara başvuru yapacağınız, hangi internet sitelerinden başvuracağınız ile ilgili bilgileri şuradaki yazıdan detaylı alabilirsiniz.
Asıl sorun belli bir vasfı olmayan, mesleği olmayanlar için iş imkanları nelerdir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, en önemli şey, iş bulmak, bir işe girmek için istekli olmaktır. Eğer gerçekten istiyorsanız bir iş bulmanız içten bile değildir. Önemli olan kendini geliştirmeniz, dürüst iş yapmanız ve en önemlisi de çalışkan olmanızdır.
Neler yapabilirsiniz... Özel şirketlerin bazıları özellikle küçük işletmeler, güvenlik görevlisi, bekçi, gece bekçisi, getir-götür işleri için vasıfsız elemana ihtiyaç duyar. Böyle firmaları da gene daha önceki yazımızda bahsettiğimiz internet sitelerine kayıt olarak bulabilir, bu firmalara iş başvurusu yapabilirsiniz.
Diyelim ki herşeye rağmen bir iş bulamadınız, ama İstanbul'da çareler tükenmez. Hiç bişey yapamazsanız, İstanbul trafiğinde, su, şarj aleti, simit, muz vs gibi aklınıza gelebilecek her türlü malzemeyi satmayı çalışın. Sahil kenarında özellikle, çay yapıp satabilir, çekirdek, meyve suyu, köfte ekmek, balık ekmek vs gibi yiyecek, içecek maddeleri satabilir ve evinize ekmek götürebilirsiniz. Eğer ehliyetiniz var ise taksicilik de düşünülebilecek işlerden biridir. Bu örnekleri çoğaltmanız mümkün. Bazı yetenekleriniz varsa onları değerlendirebilirsiniz. Boya yapabiliyorsanız, internetten ya da çevrenizden araştırıp insanlara boya yapma hizmeti verebilir, tamirattan anlıyorsanız, eşya tamir edebilir, inşaatlarda işçi olarak çalışabilirsiniz. Yeter ki isteyin...
Bütün bunlara rağmen vasıflı ya da kalifiye eleman olun bir iş bulamıyorsanız, beklentileriniz yüksek demektir. Beklentilerinizi düşürün. Bir müddet düşürün, sürekli değil. İstediğiniz işi bulana kadar, beklediğiniz fırsatı yakalayana kadar, daha düşük bir ücrete, daha kötü şartlar altında çalışın ama karşınıza bir fırsat mutlaka çıkacaktır. Çıkana kadar sabredin ve bu arada geçecek zamanı değerlendirin.
En başında da dedim ya önemli olan istek ve mecburiyettir. İş bulmak mecburitindeyseniz mutlaka bulur, yaparsınız. Değilseniz zaten zorlamayın...
Nasıl olacak bu derseniz hemen anlatalım. İstanbul sanayi ve turizm olarak gelişmiş bir şehir. Bu da insanlara çok değişik iş fırsatları sunuyor. Öncelikle bir üniversiteyi bitirmiş, kalifiye bir kişiyi ele alalım. "Kalifiye kişiler elbette kolaylıkla iş bulur" demeyin. Onların da kendilerine göre bazı zorlukları, hak ettikleri ücreti alamama, gerekli sosyal haklarınını kullanamama gibi sorunları olabiliyor. Fakat İstanbul'da kendini yetiştirmiş, ayakları sağlam yere basan, iş bulmayı ve işe girmeyi kafaya koymuş biri için iş bulamamak imkansıdır. Evet gerçekten imkansız...
İstanbul'da faaliyet gösteren binlerce şirket ve iş ilanı var. Hemen her meslek grubu ve çalışan için kendi yetenek ve becerilerine göre iş bulmak mümkün. Sadece sabırlı olmak, dikkatle araştırıp en iyi firmaya karar vermek gereklidir. Nerelere, hangi firmalara başvuru yapacağınız, hangi internet sitelerinden başvuracağınız ile ilgili bilgileri şuradaki yazıdan detaylı alabilirsiniz.
Asıl sorun belli bir vasfı olmayan, mesleği olmayanlar için iş imkanları nelerdir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, en önemli şey, iş bulmak, bir işe girmek için istekli olmaktır. Eğer gerçekten istiyorsanız bir iş bulmanız içten bile değildir. Önemli olan kendini geliştirmeniz, dürüst iş yapmanız ve en önemlisi de çalışkan olmanızdır.
Neler yapabilirsiniz... Özel şirketlerin bazıları özellikle küçük işletmeler, güvenlik görevlisi, bekçi, gece bekçisi, getir-götür işleri için vasıfsız elemana ihtiyaç duyar. Böyle firmaları da gene daha önceki yazımızda bahsettiğimiz internet sitelerine kayıt olarak bulabilir, bu firmalara iş başvurusu yapabilirsiniz.
Diyelim ki herşeye rağmen bir iş bulamadınız, ama İstanbul'da çareler tükenmez. Hiç bişey yapamazsanız, İstanbul trafiğinde, su, şarj aleti, simit, muz vs gibi aklınıza gelebilecek her türlü malzemeyi satmayı çalışın. Sahil kenarında özellikle, çay yapıp satabilir, çekirdek, meyve suyu, köfte ekmek, balık ekmek vs gibi yiyecek, içecek maddeleri satabilir ve evinize ekmek götürebilirsiniz. Eğer ehliyetiniz var ise taksicilik de düşünülebilecek işlerden biridir. Bu örnekleri çoğaltmanız mümkün. Bazı yetenekleriniz varsa onları değerlendirebilirsiniz. Boya yapabiliyorsanız, internetten ya da çevrenizden araştırıp insanlara boya yapma hizmeti verebilir, tamirattan anlıyorsanız, eşya tamir edebilir, inşaatlarda işçi olarak çalışabilirsiniz. Yeter ki isteyin...
Bütün bunlara rağmen vasıflı ya da kalifiye eleman olun bir iş bulamıyorsanız, beklentileriniz yüksek demektir. Beklentilerinizi düşürün. Bir müddet düşürün, sürekli değil. İstediğiniz işi bulana kadar, beklediğiniz fırsatı yakalayana kadar, daha düşük bir ücrete, daha kötü şartlar altında çalışın ama karşınıza bir fırsat mutlaka çıkacaktır. Çıkana kadar sabredin ve bu arada geçecek zamanı değerlendirin.
En başında da dedim ya önemli olan istek ve mecburiyettir. İş bulmak mecburitindeyseniz mutlaka bulur, yaparsınız. Değilseniz zaten zorlamayın...
En Verimli Ders Çalışma Yöntemleri
Bu yazımızda çocuklarımız için en etkili ve verimli ders çalışma yöntemlerini anlatamaya çalışacağız. Bunları anlatırken, tecrübelerimizden ve öğrendiklerimizden yola çıkıyoruz. Maddeler halinde sıralayacak olursak,
1- Plan yapmak,
Bu belki de en önemli konulardan biri. Hangi konulara çalışacağı, ne zaman, ne kadar çalışacağı vb gibi konuları yazılı hale getirmek gerçekten faydalı olacaktır. Bu konuda da ebeveynler de katkı sağlayabilir, bu plana ortak olabilirler. Çünkü gideceğiniz yolu bilmezseniz, bir harita çizmezseniz, nereye varacağınız da belli olmaz. Bunu yapabilmek için ön çalışma gerekli tabi ki. Nedir bu ön çalışma?.. Öğrenci kendi eksikliklerini belirlemeli, hangi konularda, eksiği var, hangi konulara daha önemli, hangilerinde daha başarılı gibi
2- Dinlengin olmak,
Evet ders çalışmaya başlamadan önce, iyice dinlenmiş, yorgun olmadığımızdan emin olmalıyız. Çünkü bu koşullar altında verimli çalışma beklenemez, harcadığınız zaman da emek de boşa gidebilir. Hatta bunun için en iyi zamanın sabah kalktıktan sonra olduğu söylenir. Ben de katılıyorum. En iyi anlama ve öğrenme bu saatlerde gerçekleşir.
3- İstekli olmak,
İstekli olmak gerçekten zor ancak imkansız değil. Öğrencinin şevkini artıracak, heyecanlandıracak, istek getirecek motive edici eylemler gerekir bunun için. Gelecekten söz edilebilir, çalışmanın neleri sağlayacağı, çalışmamanın nelere yol açacağı. ya da küçük ödüller konabilir.
4- Sessiz ve Aydınlık bir ortam,
Derse ya da konuya kendini verebilmek için dış etkenlerden ve uyaranlardan uzakta olmak çok fayda sağlayacaktır. Gürültülü bir ortamda etkili ve verimli bir çalışma düşünülemez.
5- Gerekli materyalin sağlanması
Evet, çalışmak için gerekli olan, kalem, defter, silgi kitap vs gibi her türlü malzemenin elinin altında olması gerekir.
6- Soru çözerek pratik yapmak
Farklı kaynaklardan konuyla ilgili değişik sorular çözmek anlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştıracaktır.
7- Ara Vermek,
Kendi ayarlayacağınız aralıklarda derse, çalışmaya ara vermek de verimli çalışma için olmazsa olmazlardandır. Çünkü belli bir vakitten sonra, bu kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte ara verilmezse sonraki zaman boşa gidebilir.
En önemli noktalardan bahsetmiş olduk, bunların dışında birkaç şey daha eklemek istiyorum. Bunlar da aslında yukarıda saydığımız şeyler kadar gerekli ve önemli. Birincisi ders en iyi derste öğrenilir. Mutlaka derslere katılmak gereklidir. İkincisi ise mutlaka hergün okulda anlatılan konular gözden geçirilmeli ve bu gözden geçirmeler arada bir tekrar edilmeli. Böylece konuyu unutmamış, sürekli hafızada canlı tutmuş oluruz.
Diğer bir önemli konu da ders çalışmak için amacınız olmasıdır. Bu amacı şöyle belirleyebilirsiniz. Gelecekte ne olmak istiyorum? Bu konuyu iyice akıl süzgecinizden geçirmelisiniz. Nasıl bir hayat istiyorum? Kim başarılı, zengin biri olmak istemez ki? Ancak nasıl sorusu sizi taaa bugüne şuana, ders çalışmaya kadar getirecektir.
Kim rahat bir hayat, zorlanmadan geçim sıkıntısı çekmeden bolluk içinde bir hayat istemez. Bunun için çok para kazanabileceğimiz bir mesleğimiz olmalı. Bir meslek sahibi olmak değil bakın, çok para kazanabileceğimiz bir meslek. Bunun için başarılı olmalısınız mesleğinizde, kendinizi geliştirmelisiniz. Bir meslek sahibi olmak için üniversite mezunu olmak şart. Bunun için üniversiteyi kazanmalısınız. Üniversiteyi kazanmak için iyi bir liseyi bitirmeniz ve sınavda başarılı olmanız gerekir. Tabi sınavda başarı için de çok çalışmak lazım. İyi bir lisede okuyabilmek için ilköğretim de de çok çalışmalısınız.
Yani kısaca bugünkü eylemlerimiz hayatımızın tamamını etkileyecek. Çevrenizde başarılı ve başarısız, zengin ve fakir insanlara bakın. Çok büyük bir oranla başarısız ve fakir olanlar okuyamamış olanlar olacaktır. Bakın %100 değil ama %50 den fazla olduğuna iddiaya girebilirim. Yani okumazsanız çok yüksek bir olasılıkla zar zor geçinecek, hayattan zevk alamayacaksınız. Ha bu arada hayatta paradan çok daha önemli şeyler de bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.
Merakla...
1- Plan yapmak,
Bu belki de en önemli konulardan biri. Hangi konulara çalışacağı, ne zaman, ne kadar çalışacağı vb gibi konuları yazılı hale getirmek gerçekten faydalı olacaktır. Bu konuda da ebeveynler de katkı sağlayabilir, bu plana ortak olabilirler. Çünkü gideceğiniz yolu bilmezseniz, bir harita çizmezseniz, nereye varacağınız da belli olmaz. Bunu yapabilmek için ön çalışma gerekli tabi ki. Nedir bu ön çalışma?.. Öğrenci kendi eksikliklerini belirlemeli, hangi konularda, eksiği var, hangi konulara daha önemli, hangilerinde daha başarılı gibi
2- Dinlengin olmak,
Evet ders çalışmaya başlamadan önce, iyice dinlenmiş, yorgun olmadığımızdan emin olmalıyız. Çünkü bu koşullar altında verimli çalışma beklenemez, harcadığınız zaman da emek de boşa gidebilir. Hatta bunun için en iyi zamanın sabah kalktıktan sonra olduğu söylenir. Ben de katılıyorum. En iyi anlama ve öğrenme bu saatlerde gerçekleşir.
3- İstekli olmak,
İstekli olmak gerçekten zor ancak imkansız değil. Öğrencinin şevkini artıracak, heyecanlandıracak, istek getirecek motive edici eylemler gerekir bunun için. Gelecekten söz edilebilir, çalışmanın neleri sağlayacağı, çalışmamanın nelere yol açacağı. ya da küçük ödüller konabilir.
4- Sessiz ve Aydınlık bir ortam,
Derse ya da konuya kendini verebilmek için dış etkenlerden ve uyaranlardan uzakta olmak çok fayda sağlayacaktır. Gürültülü bir ortamda etkili ve verimli bir çalışma düşünülemez.
5- Gerekli materyalin sağlanması
Evet, çalışmak için gerekli olan, kalem, defter, silgi kitap vs gibi her türlü malzemenin elinin altında olması gerekir.
6- Soru çözerek pratik yapmak
Farklı kaynaklardan konuyla ilgili değişik sorular çözmek anlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştıracaktır.
7- Ara Vermek,
Kendi ayarlayacağınız aralıklarda derse, çalışmaya ara vermek de verimli çalışma için olmazsa olmazlardandır. Çünkü belli bir vakitten sonra, bu kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte ara verilmezse sonraki zaman boşa gidebilir.
En önemli noktalardan bahsetmiş olduk, bunların dışında birkaç şey daha eklemek istiyorum. Bunlar da aslında yukarıda saydığımız şeyler kadar gerekli ve önemli. Birincisi ders en iyi derste öğrenilir. Mutlaka derslere katılmak gereklidir. İkincisi ise mutlaka hergün okulda anlatılan konular gözden geçirilmeli ve bu gözden geçirmeler arada bir tekrar edilmeli. Böylece konuyu unutmamış, sürekli hafızada canlı tutmuş oluruz.
Diğer bir önemli konu da ders çalışmak için amacınız olmasıdır. Bu amacı şöyle belirleyebilirsiniz. Gelecekte ne olmak istiyorum? Bu konuyu iyice akıl süzgecinizden geçirmelisiniz. Nasıl bir hayat istiyorum? Kim başarılı, zengin biri olmak istemez ki? Ancak nasıl sorusu sizi taaa bugüne şuana, ders çalışmaya kadar getirecektir.
Kim rahat bir hayat, zorlanmadan geçim sıkıntısı çekmeden bolluk içinde bir hayat istemez. Bunun için çok para kazanabileceğimiz bir mesleğimiz olmalı. Bir meslek sahibi olmak değil bakın, çok para kazanabileceğimiz bir meslek. Bunun için başarılı olmalısınız mesleğinizde, kendinizi geliştirmelisiniz. Bir meslek sahibi olmak için üniversite mezunu olmak şart. Bunun için üniversiteyi kazanmalısınız. Üniversiteyi kazanmak için iyi bir liseyi bitirmeniz ve sınavda başarılı olmanız gerekir. Tabi sınavda başarı için de çok çalışmak lazım. İyi bir lisede okuyabilmek için ilköğretim de de çok çalışmalısınız.
Yani kısaca bugünkü eylemlerimiz hayatımızın tamamını etkileyecek. Çevrenizde başarılı ve başarısız, zengin ve fakir insanlara bakın. Çok büyük bir oranla başarısız ve fakir olanlar okuyamamış olanlar olacaktır. Bakın %100 değil ama %50 den fazla olduğuna iddiaya girebilirim. Yani okumazsanız çok yüksek bir olasılıkla zar zor geçinecek, hayattan zevk alamayacaksınız. Ha bu arada hayatta paradan çok daha önemli şeyler de bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.
Merakla...
Başarı İçin Misyon ve Vizyon
Minik yavrularımızın, ya da gözümüzde küçük yavrularımızın başarılı olması, mutlu olması en büyük emelimiz ve en çok efor sarf ettiğimiz konudur. Ne yapsak da ne etsek de onların mutlu, başarılı, huzurlu, rahat bir hayatları olsun diye düşünür dururuz. Tabi bunun başlangıcı da okul yaşamında oluyor.
Evet çocuklarımızın ilk evden uzaklaşması, kanatlarımızın altından sıyrılması okul yıllarında başlıyor. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite derken artık kendi ayakları üstünde durmaya başlıyorlar. Ancak ne kadar sağlam basacakları, ne kadar uzun süre ve kuvvetli kalacakları tamamen onları yetiştirme tarzınız, karakterleri ve birikimleri ile ilgilidir.
Eğer sağlam bir temel verebilir, başarıyı nasıl yakalayabilecekleri konusunda yerleşmiş etki bırakabilirseniz, hayatlarında başarılı olmaları, en azından mutlu olmaları kaçınılmaz olacaktır.
Gelelim asıl konumuza... Okulda başarıyı nasıl yakalayacaklar?
İşte konunun en can alıcı noktası burası, onlara benimseyecekleri ilkeler, prensipler verin. Bu yalnızca okul hayatında değil, bütün hayatında başarıyı, daha önce de dediğim gibi, en azından iç huzuru, mutluluğu yakalayacakları yegane şeydir. Nedir bunların en temeli... Dürüstlük, Vatana Millete hizmet etme aşkı, Çalışkanlık, Vicdan Sahibi Olma, İyi Niyet vs gibi sıralanabilir. Bu aslında kültürden kültüre değişebilen, aileden aileye sahip olduğu ilkelere göre değişen bir varlıktır. Evet bence bir bireyin, bir şirketin, bir ailenin ya da bir milletin sahip olduğu en büyük varlık onun ilkeleri, prensipleri, değerleridir.
İşte bunlar doğru temeller üzerine kurulursa, başarı mutlaka gelecektir. İkinci önemli konu, belki de birinci, bireye bir vizyon bir amaç vermektir. Aslında yukarıda bahsettiğimiz konuyu düşünürsek, ilkeler, değerler derken misyondan bahsetmiş olduk. Şimdi vizyon sahibi olmak diğer konumuz. Nedir vizyondan kasıt? Vizyon, gelecek demektir, gelecekte nerede, nasıl, olmak istediğimiz, amaçlarımız, hedeflerimizdir. Bunlar ne kadar kuvvetli, ne kadar içselleştirilmiş olursa başarı o kadar kaçınılmaz olur.
Bu noktada kendimle ilgili bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Bendeki çalışma ya da en azından başarma azmindeki sırrı paylaşmak isterim. Gerçi başarılı mıyım da bahsediyorum, diye yorumu sizlere bırakıyorum. Sırrıma geçmeden önce bazı verileri açıklamama müsaade edin. İlköğretimde her dönem, takdir belgesi getirmişimdir, okulu 1. olarak bitirdim. Liseyi Öğretmen Lise'sinde okudum ve 2. olarak bitirdim. İstanbul Üniversitesi'ni kazandım, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü 2. olarak bitirdim. Askerde yedek subay olmadan önce verilen yazılı ve sportif eğitimi 2. olarak tamamladım ve gideceğim yeri kendim seçtim. Listeyi uzatmak mümkün. Ancak fikir vermesi açısında yeterli diye düşünüyorum.
Misyon, Vizyon dedik ya, gerçekten benim başarımın temelinde (ya da iç huzuru bulmamın) bunlar yatar. Benim en büyük misyonum dürüstlüğümdür. Asla dürüstlükten vazgeçmem, bu nedenle yaptığım her şeyi de dürüstlükle yapmaya çalışırım, böylece içimdeki huzur hiç bozulmaz. İkinci konu ise vizyon... Neydi beni sürekli başarmaya iten diye düşündüğümde hep aklıma babamın ben taaa ilkokula yeni başlamışken ettiği bir söz gelir.
"Biz okuyamadık, ancak benim oğlum okuyacak, okutacağım, belki fakiriz ama gerekirse dilenirim, döşenirim gene de okuturum." Evet böyle demişti babam ve dediğini yaptı, ha dilenmesine gerek kalmadı belki ama kalsa yapacağından da zerre şüphem yoktu. Burdaki bana ilham olan asıl şeyi görebiliyor musunuz? O tarif edilemez duyguyu hissedebiliyor musunuz? O vicdani borçluluk hissini düşünebiliyor musunuz?
Benim vizyonum okumak... Okumak hem de babamın bunun için insanın en önemli şeyi olan gururunu hiçe sayacak kadar kıymetli olan bişey olduğunu düşünerek okumak, başarmak. Babam sözünü tuttu, ben de borcumu ödedim.
Umarım bu yazıyla siz de evlatlarınıza asıl önemli olanın neler olduğunu anlatabilmek için gerekli cesareti almışsınızdır. Bu arada misyon ve vizyonunuzu birinin size söylemesi gerekmez, siz kendi misyon ve vizyonunu oluşturabilirsiniz.
Hiçbirşey için geç değil, merakınız eksilmesin...
Evet çocuklarımızın ilk evden uzaklaşması, kanatlarımızın altından sıyrılması okul yıllarında başlıyor. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite derken artık kendi ayakları üstünde durmaya başlıyorlar. Ancak ne kadar sağlam basacakları, ne kadar uzun süre ve kuvvetli kalacakları tamamen onları yetiştirme tarzınız, karakterleri ve birikimleri ile ilgilidir.
Eğer sağlam bir temel verebilir, başarıyı nasıl yakalayabilecekleri konusunda yerleşmiş etki bırakabilirseniz, hayatlarında başarılı olmaları, en azından mutlu olmaları kaçınılmaz olacaktır.
Gelelim asıl konumuza... Okulda başarıyı nasıl yakalayacaklar?
İşte konunun en can alıcı noktası burası, onlara benimseyecekleri ilkeler, prensipler verin. Bu yalnızca okul hayatında değil, bütün hayatında başarıyı, daha önce de dediğim gibi, en azından iç huzuru, mutluluğu yakalayacakları yegane şeydir. Nedir bunların en temeli... Dürüstlük, Vatana Millete hizmet etme aşkı, Çalışkanlık, Vicdan Sahibi Olma, İyi Niyet vs gibi sıralanabilir. Bu aslında kültürden kültüre değişebilen, aileden aileye sahip olduğu ilkelere göre değişen bir varlıktır. Evet bence bir bireyin, bir şirketin, bir ailenin ya da bir milletin sahip olduğu en büyük varlık onun ilkeleri, prensipleri, değerleridir.
İşte bunlar doğru temeller üzerine kurulursa, başarı mutlaka gelecektir. İkinci önemli konu, belki de birinci, bireye bir vizyon bir amaç vermektir. Aslında yukarıda bahsettiğimiz konuyu düşünürsek, ilkeler, değerler derken misyondan bahsetmiş olduk. Şimdi vizyon sahibi olmak diğer konumuz. Nedir vizyondan kasıt? Vizyon, gelecek demektir, gelecekte nerede, nasıl, olmak istediğimiz, amaçlarımız, hedeflerimizdir. Bunlar ne kadar kuvvetli, ne kadar içselleştirilmiş olursa başarı o kadar kaçınılmaz olur.
Bu noktada kendimle ilgili bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Bendeki çalışma ya da en azından başarma azmindeki sırrı paylaşmak isterim. Gerçi başarılı mıyım da bahsediyorum, diye yorumu sizlere bırakıyorum. Sırrıma geçmeden önce bazı verileri açıklamama müsaade edin. İlköğretimde her dönem, takdir belgesi getirmişimdir, okulu 1. olarak bitirdim. Liseyi Öğretmen Lise'sinde okudum ve 2. olarak bitirdim. İstanbul Üniversitesi'ni kazandım, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü 2. olarak bitirdim. Askerde yedek subay olmadan önce verilen yazılı ve sportif eğitimi 2. olarak tamamladım ve gideceğim yeri kendim seçtim. Listeyi uzatmak mümkün. Ancak fikir vermesi açısında yeterli diye düşünüyorum.
Misyon, Vizyon dedik ya, gerçekten benim başarımın temelinde (ya da iç huzuru bulmamın) bunlar yatar. Benim en büyük misyonum dürüstlüğümdür. Asla dürüstlükten vazgeçmem, bu nedenle yaptığım her şeyi de dürüstlükle yapmaya çalışırım, böylece içimdeki huzur hiç bozulmaz. İkinci konu ise vizyon... Neydi beni sürekli başarmaya iten diye düşündüğümde hep aklıma babamın ben taaa ilkokula yeni başlamışken ettiği bir söz gelir.
"Biz okuyamadık, ancak benim oğlum okuyacak, okutacağım, belki fakiriz ama gerekirse dilenirim, döşenirim gene de okuturum." Evet böyle demişti babam ve dediğini yaptı, ha dilenmesine gerek kalmadı belki ama kalsa yapacağından da zerre şüphem yoktu. Burdaki bana ilham olan asıl şeyi görebiliyor musunuz? O tarif edilemez duyguyu hissedebiliyor musunuz? O vicdani borçluluk hissini düşünebiliyor musunuz?
Benim vizyonum okumak... Okumak hem de babamın bunun için insanın en önemli şeyi olan gururunu hiçe sayacak kadar kıymetli olan bişey olduğunu düşünerek okumak, başarmak. Babam sözünü tuttu, ben de borcumu ödedim.
Umarım bu yazıyla siz de evlatlarınıza asıl önemli olanın neler olduğunu anlatabilmek için gerekli cesareti almışsınızdır. Bu arada misyon ve vizyonunuzu birinin size söylemesi gerekmez, siz kendi misyon ve vizyonunu oluşturabilirsiniz.
Hiçbirşey için geç değil, merakınız eksilmesin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























